Bazen çocuk gerçekten çalışır. Masaya oturur, soruları çözer, hatta çoğu zaman doğru cevaba da yaklaşır. Buna rağmen sonuçlara bakıldığında bir eksiklik hissi oluşur. Ne tamamen kötü bir performans vardır ne de beklenen seviyede bir başarı. Bu noktada çoğu ebeveynin aklından aynı düşünce geçer: “Daha fazla çalışsa düzelecek.”
Ancak çoğu zaman mesele çalışmak değildir. Mesele, gözden kaçan küçük ama etkisi büyük hatalardır.
Çocuk bazen soruya bakar ve ne yapacağını biliyormuş gibi hisseder. Hatta çözüm yoluna girer. Ama sorunun içinde saklı olan küçük bir detayı kaçırır. Bu yüzden yanlış işaretler. Bu durum genellikle bilgi eksikliği sanılır. Oysa çoğu zaman problem, dikkatin doğru noktaya yönlenmemesidir.
Bazı çocuklar ise acele eder. Soruyu okur okumaz çözmeye başlar. Bitirmek ister. Hızlı olmak ister. Ancak bu hız, kontrol kaybını beraberinde getirir. Zihin yetişmeye çalışırken hatalar oluşur. Sonuçta çocuk aslında bildiği bir soruyu yanlış yapar.
Farklı bir durumda ise çocuk aynı tip sorularda başarılıdır. Belirli bir düzen içinde ilerleyen soruları rahatlıkla çözer. Ancak soru şekli değiştiğinde durur. Kalem elinde kalır. Çünkü ezberlediği bir yol vardır ama yeni bir yol üretmekte zorlanır. Bu da düşünme esnekliğinin yeterince gelişmediğini gösterir.
Bir başka yaygın durum ise hata farkındalığının düşük olmasıdır. Çocuk yanlış yaptığını fark etmeden ilerler. Aynı hatayı tekrar eder. Bu tekrarlar zamanla kalıcı hale gelir ve gelişim yavaşlar.
Bu hataların ortak bir özelliği vardır: Sessiz olmaları. Açıkça kendini göstermezler. Test sonucunda sadece “yanlış” olarak görünürler. Ancak o yanlışın arkasındaki neden çoğu zaman fark edilmez.
Bu yüzden çözüm de genellikle yanlış yerden başlar. Daha fazla soru çözmek, daha fazla tekrar yapmak ya da daha uzun süre çalışmak önerilir. Ancak sorun miktar değil, yön olduğu için sonuç değişmez.
Gerçek değişim, hatanın nedenini fark etmekle başlar. Çocuğun neden detayı kaçırdığı, neden acele ettiği ya da neden yeni soru tipinde zorlandığı anlaşılmadan yapılan çalışmalar rastgele ilerler.
Bu noktada sistemli yaklaşım devreye girer. Çocuğun performansına sadece doğru-yanlış olarak bakmak yerine, hataların neden oluştuğunu analiz etmek gerekir. Dikkat kontrolü, işlem hızı ve düşünme esnekliği gibi alanlar ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
BilsemOnline yaklaşımı tam olarak bunu yapar. Çocuğun yaptığı hataları veri olarak ele alır. Hangi hatanın hangi beceriyle ilişkili olduğunu belirler ve buna göre kişiye özel bir gelişim süreci oluşturur.
Bu sayede çocuk sadece daha fazla soru çözmez. Neyi neden yanlış yaptığını anlamaya başlar. Aynı hatayı tekrar etmek yerine, o hatanın kaynağını ortadan kaldırır. Zamanla sadece sonuçlar değil, çocuğun yaklaşımı da değişir. Sorulara bakışı netleşir, özgüveni artar ve ilerleme hissedilir hale gelir.
Sessiz hatalar ortadan kalktığında gelişim bir anda sıçramaz. Ancak sağlam ve sürdürülebilir bir şekilde yükselir. Ve bir noktada hem çocuk hem ebeveyn aynı şeyi fark eder: Artık gerçekten ilerleme vardır.