Bir konuyu okumak, öğrenme sürecinin ilk adımıdır. Ancak o bilgiyi kendi cümleleriyle anlatabilmek bambaşka bir beceridir. Çünkü anlatmak, yalnızca hatırlamayı değil; bilgiyi düzenlemeyi, anlamlandırmayı ve yeniden yapılandırmayı gerektirir.
Bu yüzden birçok çocuk bir konuyu okuduğunu düşünse de anlatması istendiğinde duraksayabilir. Cevabı bildiğini hisseder ama doğru kelimeleri bulmakta zorlanır. İşte bu anlar, öğrenme sürecinin henüz tamamlanmadığını gösteren önemli ipuçlarıdır.
Anlatma sırasında zihin pasif bir alıcı olmaktan çıkar. Bilgiler arasında ilişki kurar, gereksiz ayrıntıları ayıklar ve en önemli noktaları seçmeye çalışır. Bu süreç, öğrenmenin daha kalıcı hale gelmesini sağlayabilir.
Örneğin bir çocuk matematikte kullandığı yöntemi arkadaşına açıklamaya çalıştığında, çözümün hangi adımında neden o işlemi yaptığını düşünmek zorunda kalır. Eğer açıklayamadığı bir bölüm varsa, o noktada öğrenmenin eksik kaldığını fark edebilir.
Bu nedenle yalnızca doğru cevabı bulmak yerine, doğru cevabın neden doğru olduğunu ifade edebilmek çok daha güçlü bir göstergedir.
Anlatarak öğrenme şu becerilerin gelişmesine katkı sağlayabilir:
- Bilgiyi daha düzenli hatırlama
- Neden-sonuç ilişkisi kurma
- Eksik öğrenilen noktaları fark etme
- İletişim ve ifade becerilerini geliştirme
Elbette her çocuk aynı şekilde anlatmayı sevmez. Kimi konuşarak, kimi çizerek, kimi de örnek vererek düşüncelerini ifade eder. Önemli olan yöntem değil, çocuğun bilgiyi kendi zihninde yeniden işlemesidir.
Bu nedenle öğrenme sürecinde ara sıra "Bunu bana anlatır mısın?" sorusunu sormak, sadece doğru cevabı kontrol etmekten daha değerli olabilir.
BilsemOnline kullanan aileler zamanla çocuklarının yalnızca soruları çözmesine değil, çözüm yolunu açıklayabilmesine de dikkat etmeye başlar. Çünkü düşünce sözle ifade edildiğinde, öğrenmenin ne kadar derin olduğu çok daha net anlaşılır.
Bazen en iyi tekrar, aynı sayfayı yeniden okumak değildir.
Öğrenilen bilgiyi başka birine anlatabilecek kadar anlayabilmektir.