BİLSEM BLOG

Türkiye'nin Eğitim Bloğu

Çocuklarda Öğrenme Bozuklukları

  • Yazar: ilkay özel
  • 08.12.2018
  • Görüntülenme : 2110

Öğrenme yaşam boyunca devam eden, sadece yeni bir beceri kazanma ya da akademik bir konuda uzmanlaşmayı değil, duygusal gelişmeyi, toplumsal etkileşimi ve kişilik gelişimini de içeren çok yönlü bir süreçtir. Bu süreçte ortaya çıkan aksaklıklar kişinin tüm yaşantısını etkileyebilmektedir. Bu sebeple öğrenme sadece okul ile sınırlandırılmamalıdır. Öğrenme yaşamımızdaki yeri nedeniyle, çevremizi algılama ve anlamlandırma, kişinin kendini denetlemesi ve sınırlandırması, uyaranları izleyip uygun tepkiler verebilmesini sağlayan kendine özgü sistemi olan bir mekanizmadır. Bu nedenle, mekanizmada oluşabilecek bir aksaklık kişinin tüm yaşam alanlarını tehdit etmektedir.

Öğrenme en yalın anlamda bilginin kazanılması olarak tanımlanırsa, bireyin bilgiyi kazanırken zorlanması sonucunda ortaya çıkan sorunlara da öğrenme güçlüğü denebilir. Bu terim ilk defa 1963 yılında ortaya atılmıştır. O dönemden bu yana bu bozuklukların tespiti ve tedavisi için onlarca farklı öğrenme bataryası dizayn edilmiş ve sonuçları araştırılmıştır.

Tespit edilemeyen ya da önemsenmeyen öğrenme bozuklukların öğrenme süreci içinde çocuklara zarar vermemesi için çocukların “Eğitildiğinin” farkında olmadan gelişimlerini hızlandıracak ortamlar oluşturmaktan geçmektedir. 

Özel öğrenme güçlüğü: özel bir akademik alanda belirgin bir bozukluğun olması ile kendisini belli eder. Özel Öğrenme Güçlüğü kategorisinde yer alan tüm zorlukların (disleksi, disgrafi, diskalkuli, dispraksi gibi) farklı değerlendirme ve eğitim planlarına ihtiyaçları vardır. Yapılan bir araştırmada öğrenme güçlüğü çekmeyen çocuklar ile dislektik veya disgrafik çocuklar karşılaştırılıyor. Her üç durumda beynin yapılarının farklı olduğu ortaya çıkıyor. Beyin yapısı farklı olan çocuklara aynı öğretim modeli eğitim yapmaya çalışmak, bazı yeteneklerin harcanması ya da farkedilememesine sebep olmaktadır.

Çocuğunuzun dikkat, hafıza, problem çözebilme, sözel zeka, görsel zeka, matematiksel zeka alanlarında performansını sadece okul performansıyla ölçmek ve takip etmek mümkün değildir. Bu anlamda çocuk genel olarak gözlemlenmeli ve yaşıtlarının sahip olduğu vasat özelliklerle karşılaştırıldığı çocuğa hissettirilmeden kontrol edilebilmelidir.

Bu yolla çocuğun normal zeka düzeyinde olmasına rağmen öğrenemediği keşfedilebilir.

Bazı çocuklarda ise öğrenme bozukluğu bulunmamasına rağmen zeka seviyelerinin yaşıtlarından daha düşük olması, ebeveynlerin bunu kabullenememesi sonrası çocuklara zorla hastalık teşhisi koydurma girişimleri görünmektedir. Bu çocukların ihtiyacı olan öğrenim ortamı bu şekilde sağlanamadığı gibi çocuğun kendisini hasta zannederek başarısızlıklarını veya hatalarını düzeltme adına girişimler yapmasını engelleyerek daha büyük sorunlara yol açabilir.

Bilsem ONLINE, çocuklarınızı sadece Bilsem sınavına değil, hayata hazırlamanız için gerekli altyapıyı oluşturmanıza da katkı sağlar. Her gün 14 yeni soru ve her ay yeni bir deneme sınavı ile çocuklarınızı Türkiye’nin her yerindeki çocuklar arasındaki sıralamasını görmenizi ve zaman içindeki gelişimini izlemenizi sağlar.

UYARI: Bir çocuğa öğrenme bozukluğu olduğuna dair bir tanı koymak sadece uzman doktorların görevidir. Haliyle çocuğunuzun öğrenme bozukluğu olup olmadığını anlamanın en etkili yolu çocuk psikiyatrisine başvurmaktır. 

Yorumlar (0)

Son Yazılar